Kiltablet Öykü Kültürü Fanzini

Kiltablet Öykü Kültürü Fanzini

Kiltablet öykü kültürü fanzini, onuncu sayısında “Garip Şeyler Koleksiyoncusu” dedi.
Her ay tematik bir sayıyla hazırlanan fanzinin onuncu sayısı “Garip Şeyler Koleksiyoncusu” adını taşıyor.
Kiltablet öykülerini ve yazılarını kiltabletoyku.com web adresinden okuyabilir, Kiltablet ve twitter.com/kiltabletoyku hesaplarından duyurularını ve mesajlarını takip edebilirsiniz.

(Basın Bülteninden)

Kiltablet öykü kültürü fanzini, onuncu sayısında “Garip Şeyler Koleksiyoncusu” dedi.
Her ay tematik bir sayıyla hazırlanan fanzinin onuncu sayısı “Garip Şeyler Koleksiyoncusu” adını taşıyor.
Kiltablet öykü kültürü fanzininin her sayısını öyküde kendi ilgi alanlarına göre bir editör hazırlıyor. Onuncu sayının editörü Nurdan Atay.

“Koleksiyonculuk merak etmek, araştırmak, peşinde koşmak, ilgilenmek ve bulmaktır. Sonra bir yenisini araştırmak, aramak ve bulmaktır. Sonra bir yenisini… Sonra…”
Garip şeyler koleksiyoncularından biri kapı aralığında anlattı bunları. Başımı içeriye uzatıp görmek istedim. Göremedim. Heyecanla dinliyordum onu. Çok şey sormak istiyordum, öğrenmeye can atıyordum. Soramadım, dilim tutulmuştu. Yavaşça kapıyı yüzüme kapattı ve her şey onunla içeride kaldı. İçimdeki ürperti henüz geçmiş değildi ama oradan uzaklaşamıyordum bir türlü.
Kapının yanındaki çalılığa gizlendim. Koleksiyoncuların toplantısı olduğunu duymuştum. Madem içeri giremiyordum en azından buradan gözlerdim onları.
Koleksiyonlarıyla birlikte ardı ardına gelmeye başladılar. Bunları size tek tek anlatmam ne kadar zor. Belki de kendilerinin anlatması gerekiyor. Ah! Bir izin verseler kapıdan içeri geçmeme… Derken biri ensemden yakalayıp havaya kaldırdı beni. Dev gibi bir adamdı.
“Derdin nedir evlat?” dedi. “Ne istiyorsun? Koleksiyonları mı görmeye çalışıyorsun? Hah! Bunları ancak kendileri de garip olan insanlar görebilir. Bak şu kâğıtlara, ne yazıyor?” Bir deste kâğıt verdi bana. Sonra birden bıraktı, yerçekimine yenik düşmem beklenen bir olaydı ama ya yazanlar. İşte onları hiç beklemiyordum. Günlerce okudum. Hepsi birbirinden garip koleksiyonlar. Kapıdan böyle geçileceğini o an anladım.
Sizler de benim gibi biraz garipseniz yazılanları merak edebilir, görebilir ve hatta ilgiyle okuyabilirsiniz. Garip değilseniz zaten bomboş bir sayfa çıkacaktır karşınıza. Aldırmayın, öyle de yaşanabilir” diyor Nurdan Atay.
Öykü adlarına göre alfabetik yer alan öyküler ve yazarları ise; Dilek Karal (“Ahir Zaman İçinde”), Feyza Akçay (“Diyet Kitaplar”), Öznur Babur (“Kalp Baronu”), Almira Koç (“Kavanozdaki Gözler”), Ece Acıroğlu (“Koleksiyoner”), Kamil Olgun (“Paslı Çiviler”), Zeki Paralı (“Şişedeki Ses”)
Söyleşi konuğumuz Mevsim Yenice. “Defolu, mükemmellikten uzak karakterlere inanıyorum” diyor Nalan Barbarosoğlu’yla yaptığı söyleşide.
Yasemin Pforr “ Gerçek Kurban Kim?” yazısıyla John Fowles’in Koleksiyoncu kitabını değerlendiriyor.
On birinci sayımız “Sosyal Medya Hazretleri” için bin sözcüğü aşmayan öykülerinizi kiltabletoyku@gmail.com adresine bekliyoruz.
Kiltablet öykülerini ve yazılarını kiltabletoyku.com web adresimizden okuyabilir, facebook.com/kiltabletoyku ve twitter.com/kiltabletoykuhesaplarından duyurularını ve mesajlarını takip edebilirsiniz.

Facebooktwittergoogle_plusmailby feather